.....SİTEME HOŞGELDİNİZ.UMARIM İYİ VAKİT GEÇİRİRSİNİZ......
   
 
  SEVGILI ANNE VE BABALAR
 
SEVGILI ANNE VE BABALAR
*Çocuklari kendinize karsi saygili yapmak için;
Ona karsi daima güler yüzlü olun küçük kabahatlerini cezalandirmayin, niyetinin ne olduguna bakin. Onun hislerine deger verin ve bunu gösterin. *Çocuklarin kendinize güvenini kazanmak için; Onlari babalari ile korkutmayin, babasindan ve annesinden her olumlu hareketinde destek görecegini anlatin onlarin sevinçlerini paylasin acilarina ortak olun, size bir sey sorduklarinda ilgiyle cevap verin. Çocuklarin size güvenmesini saglamak için onlara bos vaatlerde bulunmayin vaadinizi yerine getirir esler olarak birbirinize saygi gösteriniz çocuklarinizin önünde birbirinize karsi davranmayiniz. *Çocuklarin size saygi göstermesi ve iltifat etmesi için; Çocuklarin kusurlarini, suçlarini alay ve hakaretle karsilamayin, her seylerini tenkit etmeyin zira tenkit edilen çocuk çekingen olur. (Olumlu tenkitler hariç) *Çocuklarinizin sözünüzü dinlemeleri için; Emir verirken yerine getirip getirmediklerine bakin onlardan yerine getirebilecekleri seyler isteyin, kuru tehdit savurmayin.
Çocuklari kardeslerini sevmeleri için birini cezalandirirken, öbürünün mükafatlandirmayin bu düsmanliga yol acar. Birini severken ve takdir ederken ayni seyleri digerlerine de yapin. Birbirlerine hakaret ettikleri zaman hemen araya girin ceza verirken suçun kimde olduguna bakin.
*Çocuklara insanlari sevdirmek için;
Onlara daima iyi insanlardan bahsedin dünyadaki yardimlasmadan ve iyiliklerden bahsedin.
*Çocuklari yumusak ve merhametli yapmak için;
Herkese ve çocuga yumusak davranin, zayiflari koruyun, biçak ve tabanca tasimayin.
*Çocuklari kiskanç yapmamak için;
Çocugun yaninda durumu iyi olanlari çekistirmeyin. Varlikli, isi yerinde, mutlu
Insanlarin baskalarini düsünmeyen insanlar oldugunu söylemeyin.
*Çocuklari tabiattaki güzelliklerle karsi duyarli yapmak için;
Onlara Allah’in sanat harikalariyla dolu olan tabiatla ilgilenince bu meraklariyla alay etmeyin. Çiçekle, böcekle, kurtla, kusla ilgilenmesini tesvik edin. Onlara çok küçük yasta okuma yazma ögretmeyin, seviyesinin üstünde bilgi vermeyin. Ders çalismadigi için bedensel ceza vermeyin.
*Çocuklarin hayal ve kabus görmemeleri için;
Onlara sihirden, büyüden, peri masallarindan, Kaf daginin ardindaki devden, kötü kalpli cadidan vs. bahsetmeyin, ve bu tür film ve dizilerden uzak tutun.
*Çocuklarinizin inatçi olmamalari için;
Onlarin her istedigini yerine getirmeyin. Çünkü böyle bir durumda istedigi seyi alamayan çocuk inatlasabilir. Yalnizca onlarin hakli isteklerini yerine getirin. Eger çocuk ‘illa da istiyorum’ diye tepinmeye baslar ve sizde bundan sonra istedigini yerine getirirseniz çocuk hakli haksiz her istedigini elde etmek için tepinir.
*Çocugun yalanci olmamasi için;
Yalan söylemeyin. Ona sürekli yalanini kötülügünden bahsedin daha küçüktür diye yalanlarini hos görmeyin. Eger çocuk suçunu itiraf ediyorsa onu cezalandirmayin. Çünkü bazi durumlarda çocuk sirf cezadan kurtulmak için yalan söyler.
*Çocugun kimseye iftira atmamasi için;
Çocuklarin yaninda kimseyi çekistirmeyin. Çocuklarin nankör ve somurtkan olmamalari için her seyin iyi yönünü gösterin hayattan ve kaderinizden sikayet etmeyin.
*Çocuklarin gayeli, enerjik ve hayata sicak bakan bir fert yapmak için;
Onlara ders yönünden fazla baski yapmayin, bunun yerine dersin öneminden bahsedin oyun oynamak istiyorlarsa onlara gerektigi kadar izin vermeyin. Onun hoslandigi ve yetenegi oldugu meslege yönlendirin. Çocugu sosyal faaliyetlere katin. (spor faaliyetleri, folklor, satranç, resim vb.)
*Çocuklarin tutumlu olmalari için;
Nereye sarf ettiklerine bakmaksizin bol para vermeyin. Çocugunuzun harcamalarini nereye yaptigini inceleyiniz. Kumbara alarak harçliklarini bir kismini biriktirmeleri için (ara-sira bir miktar atarak) saglamaya çalisiniz.
*Çocuklara güven duygusu yerlestirmek için;
Çocuklar kendilerini size begendirmek isterler. Bunun için kendince ev isi yapar, hoplar, ziplar, bütün bunlari taktir edin ve olumlu is yapmalari için tesvik edin. Kendi
baslarina is yapmalarina olanak hazirlayin. Bu onlari hayata hazirlayacaktir. Basaramayacaklari isleri vermeyin.
*Çocuklarinizi düzene ve temizlige alistirmak için;
Yataklarini, oyuncaklarini, kitaplarini ve evi düzelttiklerinde tebrik edin ve onlara ödül verin. Ama her zaman ödül vermeyin. Zira ödül araç olmaktan çikip amaç olabilir. Çocuklara dürüstlük asilayin mutlulugun sadece parada ve zenginlikte olmadigini canli bir örnek ile anlatin.
*Onlarin cimri olmamalari için;
Paraya çok deger vermeyin. Fakirleri, miskinleri, bakima muhtaçlari koruyun. Çocugunuzun yaninda yardima ihtiyaci olanlara yardim edin. Bu onlarda merhamet duygusunu gelismesine yol açar.
EGER
*Bir çocuk düsman bir çevrede yasarsa kavgacilik ögrenir.
*Bir çocuk korku içinde yasarsa korkmayi ögrenir.
*Bir çocuk kiskançlik içinde yasarsa nefret etmeyi ögrenir.
*Bir çocuk vermeyi ögrenirse sevmeyi ögrenir.
*Bir çocuk ona cesaret veren bir çevrede yasarsa kendine güvenmeyi ögrenir.
*Bir çocuk onu öven bir çevrede yasarsa oda taktir etmeyi ögrenir.
*Bir çocuk sevilirse sevmeyi ögrenir.
*Kendine deger veren bir çevrede büyürse bir gayesi oldugunu ögrenir.
*Daima dürüst muamele görürse adaletli olmayi ögrenir.
*Daima dostluk güler yüz ve anlayis gösteren bir çevrede yasarsa dünyanin içinde yasanacak güzel bir yer oldugunu ögrenir.
ALTIN KURALAR
*Gülünç duruma düsürülen çocuk çekingen olur.
*Tenkit edilen çocuk her zaman kendini kabahatli bulur ve kendine güveni olmaz.
*Kendisine inanilmayan çocuk, yalanci ve dolandirici olur.
*Kin ve nefret içinde yasayan çocuk, düsmanca duygular gelistirmeye baslar.
*Kendisine sabirla muamele yapilan çocuk, hosgörülü olur.
Unutmayin ki çocuk anne ve babasinin ortak eseridir.
ÖZEL FEZA EGITIM KURUMLARI PSIKOLOJIK DANISMANLIK ve REHBERLIK SERVISI
SAYIN VELI;
Yasamda herkesin baskalarinin yardimina ihtiyaç duydugu dönemler vardir. Bunu çekinilecek bir olay ya da olumsuz bir durum olarak kabul etmemek gerekir. Güvensizlik, arkadaslik, cinsiyet, ruh sagligi gibi durumlar insani zaman zaman rahatsiz eder. Bunlara benzer baska sorunlarda eklenebilir. Bütün bunlar insani mutsuz kilar, verimli çalismayi engeller, yasamin temellerini eksik olusturur. Okul çaginda, özellikle de çocugunuzun birden bire degistigi ortaögretim çaginda bu gibi durumlarla siklikla rastlayabilirsiniz. Yaptigimiz test ve anketlerde, ögrencilerimizin genel görüs bildirimlerinden elde ettigimiz sonuçlar bizi bu noktalarda siz sayin velilere bazi öneriler getirme fikrini olusturdu.
Bu dönemdeki çocuklarimizin arkadaslarina ve ögretmenlerine oldugu kadar siz sayin velilerden de yadim ve destek ihtiyaçlari vardir. Gerek aile ve gerek okul egitimi için gereken en önemli ilke SEVGI dir. Çocuga karsi gerçek ilgi ve sevgi göstermek iyi bir egitim ortaminin en önemli kosuludur. Yapilan arastirmalarda; çocuk sevdigi kimsenin ya da kendisi ile ilgilenen kimsenin, ona sevgisini verebilen kimsenin güvenini yitirmemek için; onun hosuna gidecek davranislarda bulunacak, kendini sürekli yenileyecek ve onu örnek alacaktir. Böylece davranislarini gelistirir, zamanla kisilik çatismasindan kurtulur güven hissetmeye baslar. Bu nedenle; evde anne-baba, okulda ögretmenler çocugun duygusal güvenini kazanmasina önem vermek zorundadirlar.
Çocugunuzla saglam bir iliskinin temeli KAYITSIZ SARTSIZ SEVGI dir. Ancak böylesi bir sevgi, çocugunuzdaki potansiyeli tam olarak ortaya koymasini, çocugunuzdaki davranislarin tam olarak anlayabilmenizi, yaramazliklarina-hirçinliklarina karsi tutumunuz yolunu çizmenizi, sevgisizlik-güvensizlik-basarisizlik nedenlerini belirlemenizi saglar.
Sevgi, sizin ve çocugunuzun hangi noktalarda oldugunu, disiplin dahil her alanda ne yapmaniz gerektigine isaret eden göstergeler olusturacaktir. Eger sevgi olmasaydi; annelik ve babalik insani çaresizlige sürükleyecek bir yük haline gelirdi. Çocugunuzu sevgiden ve sevgi göstergelerinizden mahrum birakmayin. Her ortamda ve her firsatta sevginizin-desteginizin varligini hissettirin. Bu sayede gerekli sabri ve çaresizlikten dogan rahatsizliklarinizin çikislarinda bulabilirsiniz.
Ruh sagligi güçlü yetisen bir gençlik, basarili ve mutlu bir toplum olusturur. Bu nedenle evde anne-baba olarak yapabildiginizin tüm özverilerinizin tekrar bir gözden geçirilmesini; Kendi eksikliklerinizi ya da yanlis gördügünüz davranislarinizi degerlendirmeniz sizin ve çocugunuzun sürekli bir gelisimini saglayacaktir.
Hepimiz bu çocukluk döneminden geçtik belki ancak; gelisen ve degisen yasam standartlarimiz yeni neslin farkli olmasina sebep olabiliyor. "Ben senin yasindayken ......" Diye baslayan hiç bir cümle akilda kalmaz, bilakis yeni neslimizi sikar ve bocalamalarina neden olabilir. Bu asamada çocugumuzun ruhsal gelismesine yapabilecegimiz en büyük yardimlardan biri, kendi manevi hayatinizi çocugunuzun gelisim düzeyine göre paylasmanizdir. En uygun yöntem ile onunla su anki yasaminizin iyi ve kötü yanlari ile mutlu ve mutsuzluklariniz ve hatta onunla ilgili duygularinizi paylasmaniz ile onun egitimine önemli bir adim atabilirsiniz. Çocugunuzun ruhsal gelisimine yardimci olabilecek olaylari sonradan degil de su anda yasanirken paylasmak; çocugunuzun kendi deneyimleri ile ögrenmesine yardimci olacagi gibi sizin deneyimlerinize de katilmasindan dolayi aranizdaki bagin kuvvetlenmesini saglayacaktir.
Bir çocuk duygusal açidan doymak için anne be babasi ile (ve baskalariyla) göz iletisiminden yararlanir. Anneler ve babalar sevgilerini bir iletme yöntemi olarak, çocuklariyla ne kadar çok gözle iletisim kurarlarsa, o çocuk o kadar çok sevgiye doyar, duygu dagarcigi da o oranda gelisir. Gözle iletisim; Çocugunuz ile kurabileceginiz en önemli kontak yöntemidir. Bu sayede sözlerinizi, duygularinizi, amaçlarinizi vb. ona aktarabilirsiniz. Onunla iletisim kurmaktan korkmayin.
Ergenlik belirtilerinin ortaya çiktigi 12-15 yaslarinda çocuklarimizin ilk gençlik döneminde olumsuz davranislarin yogun yasandigi görülür. 15-17 yas arasi güvensizlik ve çekingenligin belirgin oldugu dönemlerdir. Bu dönemlerde; hirçinlik, ders çalismama ve basarisizlik, sorumluluklardan kaçma, can sikintisi, tepkilerini sert dile getirmesinden görüs ayriligindan dogan kusak çatismasi, çabuk karamsarliga düsme, alingan ve huzursuzluk, gezme ve eglencelerden kisitlandiginda yalan söylemesi, kardes çatismasinin yogun yasanmasi, güvensizlik, basaramama korkusu,saglikli arkadaslik iliskileri kuramama vb davranislarin çok görülmesi normaldir. Bu çagda gençlerimiz yeni arayislar içinde bunalirken bir yandan da kendi bedeni ile ruhsal gelisimini dengelemeye çalismakta, ancak dogal olarak tepkilerinde belirgin inis ve çikislar olusturmaktadir. Bir yandan büyümek için sabirsizlanirken öte yandan çocuksu tavirlardan siyrilamamanin verdigi rahatsizligi yasamak, davranislarindaki sebatsizligi açiklayabilir. Çocuklarimiz bizden farkli ve ayri bir kisilik gelistirebilirler. Bunu makul ve olgun karsilamak, hosgörü ve sevgi ile yaklasmak, bazen de bocalamalarinda onlara destek olmak, güven asilamak gerekir. Sözcüklerle anlatilan bir hayat felsefesinin, deneme ve yanilma ile ögrenmenin yaninda daha az etkili oldugunu düsünürsek; burada amacimizin yanilma paylarini en aza indirgemek ve basari saglayarak onlara güven duygusunu asilamaktir. Dogal olarak hata yapacaklardir. Her ortamda kollanan, yapma sorumlulugu ona verilen ancak sizlerin tamamladigi davranislarinin sonuçlarini yasayarak görüp ögrenmesini saglayin.
Çocuklarimizin dünyasinin, bizim yasadigimiz gerçek dünyadan farkli oldugunu her zaman sezinleriz; ancak onlarin dünyasina inmeye bir türlü cesaret edemeyiz nedense... Belki yetiskinligimizin bize gerekleridir bu. Çocuklarimizla tam bir yetiskin gibi konusur, hatalarimizi kabul etmeyiz. Çocuklarimizda bizim hatalarimizi görmemeleri için var gücümüzle ugrasiriz. Badende onlara agir ithamlarda bulunabiliriz. Eger yetistin hatasiz ve dogru ise çocugun da bu ithamlarin gereklerini yerine getirmesi çok dogaldir. Bunun yaninda özür dileyen, hatalarini kabul ederek dogruyu birlikte tartisarak bulmaya çalisan yetiskin, çocugunun dünyasina inebilmis demektir. O zaman sorunlar birlikte tartisilarak, çözüm formülü birlikte kesfedilir.
Kisaca; okullarda verilen egitim-ögretim çalismalarinin, ailedeki egitim ve ögretim ile desteklenmesi, çocugunuzun basarisinda sizin da çok önemli katkilarinizin olabilecegini kabul etmeniz; sevgi, ilimli yaklasim, güven ve destekle adimlarini daha saglam atmasina yardimci olabileceginizi bilmeniz çok önemlidir. Bu dogrultuda getirebilecegimiz birkaç öneri asagida siralanmistir.
* Çocugunuzu iyi taniyin, onun yapabilecegi düzeyde verim bekleyin. Kapasitelerinin üzerinde çalismalarini düzenlemeyin. Verimli olarak ders çalisabilmesi için çalisma ve dinlenme saatlerinin programlamlanmasi gerekmektedir. Planli olarak çalisilan dersler, bilinçli olarak ögrenmeyi olusturur. Çocugunuz ezberlemeden, not için degil de ögrenmek için çalismayi bilmeli. Ondan not istemeyin, neler ögrendigini sorun. Kazanilan bir bilgi ancak bir sonraki bilgi ile transfer edilebilirse ögrenilmis olur.
* Çocuklarinizin sinif geçmesi önemli degildir. Önemli olan bir üst ögretim ve egitime kendini hazir görerek güçlü bir sekilde geçmesidir. Çocuklarimiz temelsiz yetisirse, bir sonraki egitimlerine de hazirliksiz devam ederler. Bu da nedenli saglikli bir gençlik olusturur tartisma konusudur? Özellikle bu yaslarda yönlendirilen çocuklar; ilgi, yetenek ve çesitli alanlara göre kaydirilmali, alternatiflerini belirlemesinde yardimci olmali, basarili olabilecekleri is yasantilarina yönlendirilmeleri saglanmalidir.
* Çocuklariniza kiyas getirmeyin, sürekli baskalari ile kiyaslanan çocuk kendini güvensiz ve gelismeye kapali çocuktur. Onlara olumsuz elestiriler getirirseniz bir süre sonra olumsuz davranislari kendilerinde bir görev bileceklerdir. Çünkü yetiskin her zaman dogru söyler ve hata yapmaz ilkesini kabullenmistir. Yapici ve tesvik edici her söz, onlara bir adim daha ileri gitmelerini saglayacak sizin güveninizden emin olacaklardir.
* Çocuklarinizin sizin isteklerinizi yapmasi için korkutmayin, agir cezalardan ve baskici tutumlardan uzak durun. Yüksek sesle verilmeye çalisilan hiç bir ögüt dinlenmez. Sevgi ve ilimli bir yaklasimla, yapabileceginiz arkadasça tavirlarinizla iletmek istediginiz mesaji tam olarak verebilirsiniz.
* Anne ve baba olarak ortak kararlar aliniz ve davranislarinizda her zaman dogru ve tutarli olunuz. Çeliskili davranislarinizla çocugunuz her zaman bocalayacak ve dogruyu bir baskasinda arayacaktir.
* Aile içi problemlerin, tartismalarinizin çocugunuza yansimasi; huzurlu bir ortamda yetisemeyen çocuklarin geleceklerini de bu dogrultuda düzenlemelerine sebep olacaktir. Çocuklar önünde yapilan tartismalar, okul ve ögretmenler hakkindaki elestiriler çocukta bocalamaya, tatta ögretmenlerini elestirme hakkina sahip olmasindan kaynaklanan egitim basarisizligina ve okuldan sogumasina neden olacaktir.
* Çocugunuzun devam durumunu ve okul ile ev arasindaki gelis-gidis saatlerini sürekli kontrol altinda tutun. Zararli aliskanliklar hakkinda iyi bir örnek olun ki söyledikleriniz sadece lafta kalmasin. Ülkemizde zararli aliskanliklara baslama yasi bir hayli inmistir. Bu yaslarda uyarilan ve gerekli tedbirleri alinan çocuklarimizin saglikli bir gençlik olusturmasi için tüm imkanlarimizi zorlamaliyiz.
* Çocuklarinizin ihtiyaçlarini karsilarken tutarli ve titiz olunuz. Her türlü ihtiyaçlarinin karsilanmasi için, onlardan beklentilerinizin gerçeklesip gerçeklesmedigini kontrol ediniz.
* Çocuklarinizin yas konum itibari ile cinsel gelisimlerine baslamis durumdalar. Onlarin sorabilecegi cinsellikleri ile ilgili konulara da hazirlikli olunuz. Yalin ve dürüst bir sekilde makul olarak cevaplayiniz. Korkup çekinebilecegi bir ortam yada sir ve gizlerle dolu bir hale girmesini engelleyiniz. Bu konudaki ilimli ve destek verici yaklasiminiz, çocugunuzun çevreden yalan yanlis bilgiler almasini engeller. Bu çagdaki çocuklarin beden ve ruhsal gelisimleri dogru bir orantida olmayabilir. Beden gelisiminin bir anda hizlanmasi, ruhsal gelisiminin ise daha yavas olmasi bazi hirçinliklara ve asiliklere sebebiyet verebilir. Bu durumu anlayisla karsilamak ve mantikli bir yaklasim ile asilmasina yardimci olmak çocugunuzun cinsel kimligini kazanmasinda en önemli görevdir.
* Çocuklara karsi sabir, sogukkanlilik, anlayis, sebatlik ve sevgi ile yaklasin, bu onlarin sizin ile olan iliskilerinde daha yakin olmalarini saglayacakladir. Yüksek sesle söylenen emir verici sözler, agir elestiriler ve azarlamalar asla fayda getirmeyecegi gibi çocugunuzun sizden kopmasina ve uzaklasmasina hatta bir çok konuda yalana basvurmasina sebep olacaktir.
* Çocugunuzun derslerinde ve davranislarinda daha iyiye yöneltilebilmesi için ögretmenleri ile siki bir iliskiye girilmeli, toplantilara mutlaka katilmali çocugunuzun gelisimi ile ilgili konularda takipçi olmanizda yarar vardir. Ögretmenlerin alinmasini istedigi ders araç ve gereçlerin zamaninda temin edilmesine önem veriniz. Çocugunuzun kilik ve kiyafetine, temizligine özen gösteriniz.
* Çocugunuzun saglik durumu ile yakindan ilgileniniz. Hastaliklardan bir kismi çocugun yasam enerjisini önemli ölçüde azaltarak onu dermansiz birakabilir. Bir kismi ise, neden olduklari devamli aci ve agrilar yüzünden çocugun ilgi ve dikkatini ders konulari üzerinde toplamasina engel olabilir. (Çocugunuz asilsiz bedensel yakinmalarda bulunuyorsa bunlarinda dikkate alinmasi gerekir. Bu yakinmalar aslinda onun sorunlarini dolayli olarak anlatis sekli olabilir.)
* Çocugunuzu kahvalti etmeden yada yemek yemeden kesinlikle okula göndermeyiniz. Özellikle orta ögretim çagindaki çocuklar, hizli bir büyüme ve gelisme dönemi içindedirler. Bu konuda titiz olunuz.
* En iyi dinlenme, uyuyarak yapilan dinlenmedir. Özellikle düzenli olarak planlanan uyku çocuklarin yasaminda büyük önem tasir. Sinir sisteminin dinlenmesi ve enerji toplayabilmesi uyumaya baglidir. Bu sebeple çocugunuzun uyku saatlerinin düzenli olmasina önem veriniz.
* Çocugunuza yeteri kadar harçlik veriniz. Harçligini mümkünse aylik veya haftalik olarak belirleyiniz. Böylelikle kendisini yönetmeyi ögrenecek, sorumluluk kazanacaktir.
* Çocugunuzun yasaminda en önemli çevre, aile çevresidir. Çocuk yasaminda en etkili örnekleri ailesinden alir. Anne ve baba olarak tüm davranislarinizda örnek oldugunuzu unutmayiniz. Çocuklarinizin belirli davranislarini da anne ve baba olarak farkli davranislar göstermeyiniz. Ortak bir karar alarak ikinizde davranislarinizda örnek ve tutarli olunuz. Onun elestirilerini dinleyerek makul bir sekilde cevaplandiriniz. Hatalarinizi düzeltme yönünde onunla tartisiniz, gerekirse özür dilemeniz bile çocugunuzun gözünde sizi yüceltecektir.
* Çocugunuzun gerekli tüm sorunlari için sinif ve okul rehber ögretmenlerine basvurunuz. Bu konuda size yapilan çagrilara mutlaka uyunuz. Onunda sorunlarini gerektiginde sinif ve okul rehber ögretmenlerine anlatmasi için tesvik ediniz. Sizin ve çocugunuzun sorunlarinizin gizlilige önem verilerek çözülmeye çalisilacagindan emin olunuz.
* Çocuklarinizin çogu evde, aileleri tarafindan ders çalismaya ikazlarinin fazlaligindan yakinmaktadirlar. Sürekli dersine çalis ikazi olumsuz etki yapabilecegi gibi ayni zamanda çocugunuzun çalisma azmini de kiracaktir. Çocugunuzun programli çalismaya alistirilmasi, dinlenme, eglence saatlerinin planlanmasi için onu yönlendirilmesi, dersi ögrenmesi için çalismasi gerektigi asilanmalidir. Aksi taktirde saatlerce bilinçsiz olarak çalisilan bir konu sadece zaman israfidir. Ders ögrenmek için çalisilir, ögrenmede ancak bir baska ögrenilen bilgiye transfer edilirse pekisir. Ancak ögrenilen bilgi yasamda uygulanabilir. Planli çalisma ise her zaman düzeni ve bilgiyi olusturur.
* Çocuklarimiz, kendilerine güvensiz olmaktan ve sosyallesememekten rahatsizlar. Nedenlerini düsünürsek, çözüm yine bizlerde. Çocugunuza deger verdiginizi, ona güvendiginizi, sorumluluklarini yerine getirebileceginden emin oldugunuzu ona her firsatta belirtin. Ona ve fikirlerine deger verin, onu dinleyin, sosyal yasantisinda faal olmasi için onu destekleyin. Okul ve çevresindeki sosyal faaliyetlere katilmasi için tesvik edin. Ona deger verdiginizi, güvendiginizi her ortam ve firsatta övgülü sözlerle dile getirin. Çocugunuzun simarmasindan korkmayin; bilakis size ve düsüncelerinize layik olmaya çalisacaktir. Ona olan güveninizi gösteremezseniz, ondan nasil güven bekleyebilirsiniz ki?...
* Çocugunuzun ders çalisma ortamini hazirlamasina yardimci olunuz. Mümkünse bir çalisma odasi olusturunuz. Es dost toplantilarinizi onun programina uygun hale getirmeye gayret ediniz, ev islerini ya da alis-veris sorumluluklarini ders çalisma saatlerinin disinda olusturunuz. Basarabildigi bir bos zaman etkinliginin mutlulugunu birlikte paylasip, onunla gurur duydugunuzu her firsatta belirtin.
* Çocugunuzun arkadas çevresi, onun gelisimi ve sosyal hayatinin olusumunda çok büyük etkendir. Okul disi zararli arkadasliklar, farkli problemleri de beraberinde getirir. Zararli aliskanliklarin bu yaslarda büyük merak konusu oldugunu, kisiliklerinin olusma döneminde yanlis yönlendirilebileceklerini unutmayiniz. Çocugunuzun arkadas edinmesi ve bu arkadasliklarda beklentilerini aza indirgeyerek mutlu arkadasliklarin olusumunu gerçeklestirebileceklerdir.
* Çocugunuzu sik sik elestirmekten kaçininiz. Bunu baskalarinin, hatta arkadaslarinin yaninda yapmayiniz. Begendiginiz ve taktir ettiginiz yönlerini ona söyleyiniz. Çocuklariniz arasinda kiskandirmadan mütekabil azimlerinin artacagindan ya da komsu çocugu ile kiyaslandiginda daha iyiye yönelecegini sanmak yanlistir. Onu kendi yapisi ve kisiligi ile kabul ediniz. hiç kimse bir baskasi olmak istemez, herkes bir baskasi gibi olmak için çalissaydi; hiç kimse olmazdi.
* Çocugunuzun okul yasantisi ile ilgileniniz. Anlattiklarini büyük bir sabirla dinlemeye çalisiniz. Mutluluklarini veya Mutsuzluklarini onunla paylasiniz. Son olarak; çocugunuz sürekli bir büyüme ve gelisme içinde oldugunu unutmayiniz. Sizin çocugunuz olsa da; sizden farkli bir kisilik gelistirmekte. Onlara karsi sabirli, sogukkanli ve anlayisli olunuz. Deneme ve yanilma yolu ile ögreneceklerdir. Kusurlari ve olumsuz hareketleri olacaktir. Çocuklarimizin, bizim gibi düsünüp bizim gibi hareket ve tavirlari göstermis olsalardi, ailede ve okulda egitime gerek kalmazdi.
Okuldaki egitim ve ögretim çalismalarinin ailedeki egitim ve ögretim çalismalari ile desteklenmesi gerektigini, çocugunuzun basarisinda sizinde çok önemli katkilarinizin olabilecegini kabul etmeniz ve ona gereken yardimlari yapmanizin basarisini olumlu yönde etkileyebilecegini kabul etmeniz gerekiyor. Ancak bu mantikla yola çiktiginizda onlara istediklerini verebilir ve onlardan istediklerimizi alabiliriz.
UNUTMAYIN; SIZIN ÇOCUGUNUZ OLARAK DOGMAK ONLARIN ELINDE DEGILDI, ANCAK SEÇME HAKLARI OLSAYDI, SIZDEN BASKA KIMSENIN ÇOCUGU OLMAK ISTEMEZLERDI...
*************
 
SAAT KAÇ?
 
Reklam
 
KOMİK BİLMECELER
 
ÖĞRETMENLER BURAYA
 
YAZIYOR YAZIYOR!!!
 
İSMİNİZ NE ANLAMA GELİYOR
 
İsim Sözlüğü

 

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
EMRAH TOSUNOĞLU