.....SİTEME HOŞGELDİNİZ.UMARIM İYİ VAKİT GEÇİRİRSİNİZ......
   
 
  Öğretmen Olmanın Ağır Yükü

 

Öğretmen Olmanın Ağır Yükü
 
Eğitim ve öğretimde  başarının en önemli unsuru  öğretmendir. Eğitim ve öğretimde  arzu edilen en iyi sonucu elde etmek, iyi eğitim almış, belirli prensip ve gayelere inanmış öğretmen le mümkündür.  Bir öğretmen işinin ciddiyetine inanır, yaptığı işin kutsiyetini  kabul  eder   ve bu özelliklerini iyi bir eğitimle desteklerse ancak  başarılı olabilir.
 
Öğretmenin kişilik  özelliklerinin  öğretim ve eğitimde  önemli bir etken olduğunda herkes  birleşmektedir. Derslikteki  sevgi dolu sıcak bir havanın oluşmasında, öğrenmenin azalma veya çoğalmasında ,öğretmen kişiliğinin  önemli rolü vardır.
 
Araştırmalar, öğretmenin kişiliği ile  öğretme yeteneği arasında çok kuvvetli  bir ilişki  bulunduğunu ortaya çıkarmıştır. Öğretmen , öğrencilerin  karakter  gelişimleri için  model durumundadır. Öğretmenin  fiziksel yapısı, uyum yeteneği, konuşma biçimi, yüz ifadesi, tertip, düzen ve  giyim tarzı vb. gibi kişilik özellikleri  öğrenciyi derinden etkilemektedir. Öğrenciler,çoğu kez öğretmenlerini taklit ederek  onunla özdeşleşmeyi öğrenirler. Öğrencinin "benlik" duygusunun  gelişme veya yıkılmasında  öğretmen kişiliğinin büyük rolü vardır.           
 
İyi bir öğretmen  en az  iyi bir insanın özelliklerine sahip olmalıdır.
 
İyi bir insan; 
 
– Kendi sosyal ve  ruhsal dünyasındaki  zıtlıkları ve sıkıntıları  günlük hayatında  ve çevresindeki insanlara  yansıtmayan                     
 
– Canlı ve cansız objeleri ( her şeyi) temiz ve beklentisiz bir sevgiyle  sevebilen,             
 
– Bencillikten, ben merkezci- başka kişileri veya şeyleri  kendi durumuna göre  düşünmekten ,ön yargıdan, haksız yarışmadan kendisini arıtabilmiş,
 
– Herkese saygı duyan, horlamayan, aşağılamayan, haset etmeyen,eziyet etmeyen,
 
– Sürekli olarak bilgisini yenileyen,duygularını geliştirmeye çalışan, kazandığı her hüneri, her bilgiyi, her hazzı  başkasına    vermesini  ve paylaşmasını bilen
 
– İnsan psikolojisi hakkında genel bilgiye sahip, Özelde ise eğittiği yaş gurubunun  psikolojisini çok iyi tanıyan,
 
– Toplumun biyolojik ve sosyal kaidelerini  bozmadan, saygı göstererek yaşayan
 
– Güvenilir ve örnek  bir hayat tarzına sahip,
 
– Dünyaya gözlerini açtığı kültürü,dinini, halen içinde yaşadığı toplumun bütün değer yargılarını  benimseyen,uygulayan ve içine sindirebilen bir insandır.
 
Bunlara ilaveten öğretmenin bu özelliklerini öğrencilerine yansıtabilmesi için  dikkat etmesi gereken bazı kurallara uyması eğitim kalitesini arttıracaktır. Bunların başında sabır, adaletli davranışlar, yumuşak huyluluk gelir.
 
Öğretmen yumuşak huyluluk sayesinde en güç problemleri çözebilir ve istenilen neticeye ulaşabilir. Özellikle kaba ve katı yürekli olmaktan ve  sertlikten kaçınmalıdır.
 
Ayrıca;
 
– Öğrencilerinin düşünce ve duygularına saygı çerçevesinde onların duygu ve düşüncelerini  ifade etmelerine fırsat vermelidir.
 
– Öğrencilere bir takım yüce hedefleri gösterip  onların maddi ve manevi  yönden başarılı olmalarına, dolayısıyla  zararlı akımlardan korunmalarına  azami gayret göstermelidir. Bu hedefler seçilirken öğrencilerin yetenek ve başarı seviyelerine çok dikkat etmelidir.
 
– Arkadaş canlısı ve işbirliği yapan bir özelliğe sahip olmalıdır. Öğrencilerinin, güçlü arkadaşlık kurmalarını teşvik etmelidir.
 
– Hayal gücü kuvvetli, çeşitli metotları  çeşitli seviyedeki öğrenciler için kullanabilen ve  elindeki imkanları en iyi şekilde değerlendirebilen  bir kişiliğe sahip olmalıdır.
 
­– Ders ve teneffüs saatlerine dikkat eden ve planlı programlı çalışma alışkanlığı edinmiş olmalıdır.           
 
– Zamanın kıymetini kavramış ve bunu öğrencilerine kavratma isteği ile zamanını  iyi kullanabilmelidir.
 
– Hayatının her safhasında temiz ve tertipli olmalıdır. Bilhassa  öğrencilerinin karşısında temiz ve sade giyinmesi, örnek olabilmesi yönünden çok önemlidir. ¸
Eğitime Öğretmen Raporu:
 
S.O.S.
 
Eğitimciler Birliği Sendikası'nın bin 122 öğretmen üzerinde yaptığı ‘öğretmenlerin eğitim koşullarından memnuniyet düzeyi' konulu araştırma, öğretmenlerin yüzde 62'sinin mevcut durumdan şikayetçi olduğunu ortaya koydu.
 
Öğretmenlerin yüzde 68'i eğitime katkı payı adı altında para toplanmasının veliyi okuldan soğuttuğunu belirtirken, yüzde 73'ü ise okullardaki manevi eğitim eksikliğinin öğrencileri kötü alışkanlıklara ittiğini düşünüyor. Eğitim Bir-Sen Bursa Şubesi’nce yapılan araştırmaya göre, öğretmenlerin yüzde 73'ü mevcut eğitim sisteminin öğrenciyi pasifize ettiği görüşünde.
 
Öğretmenlerin yüzde 78,5'i müfredatın yoğunluk derecesinden de memnun değil. Yüzde 85'i maaşlarının yetersizliğinden şikayetçi olan öğretmenlerin yüzde 66'sı Türkiye'de düşünce özgürlüğü olmadığına inanıyor. Okullardaki rehberlik hizmetlerini yeterli bulmayan (yüzde 70) öğretmenler, mevcut mevzuatın eğitim personelinin sorunlarını çözmeye yeterli olmadığı (yüzde 64) görüşünde. Öz değerlendirme de yapan öğretmenlerin yüzde 33'ü nitelik açısından kendilerini yeterli bulmuyor. Güncel gelişmeleri takip etmediklerini (yüzde 57) ifade eden öğretmenler, eğitim sisteminde eşitsizliklerin hakim olduğunu (yüzde 64) düşünüyor. 8 yıllık eğitimi (yüzde 50) olumlu bulan öğretmenler, okullardaki ibadet ihtiyaçlarını karşılayacak mekanlar istiyor (yüzde 58).
 
Öğretmenlerin en çok tepki gösterdikleri konulardan biri ise velilerin çocuklarına yeteri kadar ilgi göstermemesi. Öğretmenlerin yüzde 75'i velilerin çocuklarına ilgi göstermediğini belirtirken, yüzde 65'i de velilerin öğretmenlerle gereken işbirliğini yapmadığını kaydediyor. Öğretmenlerin yüzde 80'i öğretmen evlerinin amacına hizmet etmediği görüşünde. Anket sonucunu yorumlayan Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, öğretmenlerin memnuniyet düzeylerinin tüm sorularda yüzde 40'ın altında olmasının kaygı verici olduğunu söyledi. Eğitim Bir-Sen Bursa Şube Başkanı Aydın Kılıç ise, yaklaşık bir yılda tamamladıkları çalışma ile eğitimin fotoğrafını çektiklerini belirtiyor.
 
Ürteptici Sınav Sonuçları
 
Türkiye'deki 2003-2004 eğitim-öğretim dönemi Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS) ve Liselere Giriş Sınavı (LGS) sonuçları ilginç istatistikler ortaya koydu. ÖSS'de, geçtiğimiz yıl 26 bin 448 öğrenci sıfır puan alırken bu yıl sayı 32 bin 177'ye ulaşmıştı. LGS'de durum daha da vahimdi.
 
Geçtiğimiz yıl 40 bin 586 öğrenci sıfır puan alırken bu yıl tam 64 bin 598 öğrenci sıfır almıştı. Peki sorun sadece sıfır alan öğrencilerle mi sınırlı? Elbette değil. Sınava girenlerin yaptıkları net soru sayıları da eğitim açısından önemli bir gösterge. Son iki yılın, çözülen net sorularla ilgili sonuçları da eğitimdeki vahim durumu özetler nitelikte.
 
* LGS sonuçlarına göre başarı notları: Fenden 2, matematikten 1, Türkçe ve sosyalden 3,
* ÖSS sonuçlarına göre başarı notları: Fenden 1, matematikten 1.8, Türkçeden 4.3, sosyalden 2,6. Bu sonuçlar açıkça, ilk ve ortaöğretim sisteminin tüm alanlardan bütünlemeye kaldığını ifade etmektedir.
Kaynak: Altinoluk dergisi, 09/2004
 
SAAT KAÇ?
 
Reklam
 
KOMİK BİLMECELER
 
ÖĞRETMENLER BURAYA
 
YAZIYOR YAZIYOR!!!
 
İSMİNİZ NE ANLAMA GELİYOR
 
İsim Sözlüğü

 

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
EMRAH TOSUNOĞLU